Posts Tagged ‘Militan’

Red Solidarity!

Ağustos 4, 2009

kizil“Asiler, yürüyün!”

Malum bizim demokrasimiz hiçbir ülkenin demokrasisine benzemez, birçok dönemden geçmesine rağmen çocukluk mevzuları arasında cücelik sorununu yaşar. AB süreci, Ergenekon, yerel seçimler, krizlerle birlikte son yedi yıldır “Hamdolsunlar”la geçti demokrasimiz. Bu arada bizde aslında iki türlü demokrasi söz konusudur ki, bunlarda görecelidir:

1. Uluslararası demokrasi.
2. Yerel demokrasi.
3. …………..(?) çoğaltılmaya müsaittir ve boşluğu siz doldurun!

Elbette gerçek demokrasi güzeldir, kabulümüzde budur zaten ama gel gör ki durumumuz ve eğitimimiz buna müsait değil, ne yapalım doğamız buna izin vermiyor.

Bu aslında biraz da huy, ahlak ve tabiatla ilgili, demokrasi denilince de aklımıza sınıf tabiatı geliyor. Buda doğamızda var. Suç bizim mi?

Bunu ne yazık ki kapitalist demokraside göremezsiniz, bir dış güzellik aracı olarak siyaseti kullanır ama onun demokrasisi üç – beş kişiliktir. Tıpkı somut örneğini gördüğümüz AKP iktidarının sergilemiş olduğu demokrasi biçiminde olduğu gibi ister beğen – ister beğenme “benim düşündüğüm her şeyi kabul edeceksin”le sınırlıdır.

Zaten bakın şu AKP yardakçılarına hiçbirinin derdi değildir demokrasi, ne demokrasi ne darbe ne de memleketin gidişatı. Onların derdi günü kurtarma dediğimiz şeyi gerçekleştirmekle geçmiştir ve hiçbir dönemlerinde ne hüzün vardır ne de halk adına derin bir sancı.

Hiçbir şeylerini kaybetmemişlerdir.

Aksine daha da çok kazanmışlardır, örneğin o üç – beş kişilik demokrasilerinde daha da sarıldıkları ipeksi masalları olmuştur.

Daha çok paraları olmuştur, daha çok mülkleri ve daha çok şeyleri (bu şeyleri anlatmaya dilim varmıyor) oldukça artık zıvanadan çıkıp ortalığa çamur atmaya başlamışlardır.

Yani tersten 12 Eylül durumları!

Bunun adı da demokrasi oluyor?

Örneğin öyle bir demokrasimiz var ki Cumhur-u Reis Bay Gül, Çankaya Köşkünde şavşatallı zengin sofralarında bir işaret parmağıyla hocası Erbakan efendiyi kayıp trilyonlardan affedince bunun adı demokrasi oluyor ama F tipi cezaevlerinde –ve diğer tiplerdeki– yaşam koşullarında asgari ücretle hayatını sürdürmek isteyenler ve sağlık koşullarından dolayı tahliyeyi bekleyen (Erol Zavar ve Güler Zere için) demokrasi rafa kaldırılmış durumda.

Yine 1000 operasyonun sorumlusu katil Mehmet Ağar elini kolunu sallayarak siyaset arenasında gezinerek poz verirken ve 12 Eylül 1980 darbesinin gerçekleştiricisi olan Kenan Evren, devletin özel güvenlik elamanlarınca lüks bir şekilde korunurken ve nü resimler çizerken demokrasiye tabii tutulabiliyor. İşte demokrasimiz bu.

Ya da 12 yaşında babasıyla birlikte devletin faşist kuvvetlerince öldürülen Uğur Kaymaz’ı öldürenler suçsuz görülebiliyor. Öyle bir demokrasimiz var ki, neresinden tutsanız elinizde kalır ama bizde buna şükür edenlerin sayısı yüzde bilmem kaç(?) yüksek ve uç rakamlarda!

İşin özeti tek bacaklı bir burjuvaziden söz ediyoruz ama o tek bacaklı burjuvazinin yaptığını da Hitler faşizmi bile sergilemedi, farkları yok aslında ama kapitalist sistemde yitirilenlerin sayısı 2. dünya savaşında verilen kayıplardan da daha fazla bunu söyleyeyim.

Ama yine de şükürler ve hamdolsunlar üzerine kurulu bütün dünyamız.

Birilerimiz gece – gündüz namaz kılar diğer birilerimizde kiliselerde günah çıkarır ve ağlama duvarlarında ellerini duvarlara sürter.

Sonuçta birilerimiz inandırılmış olduğumuz yasalarla ve dinlerle yönetiliyoruz ve bunun adı da demokrasi oluyor. Demokrasinin sınıf karakteri dediğimiz şey üç aşağı beş yukarı da budur. Tarihte zaten bunu göstermektedir.

Marx ve Engels’inde anlattığı demokrasi elbette özlemini duyduğum’uz bir demokrasidir, onların sözünü ettiği sosyal demokrasisi burjuva demokrasinin itinayla ayrılan siyasi ve iktisadi alanları birleştiren ve devlet – toplum uçurumun en derin halini aldığı burjuva devletini aşan, toplumsal hayatın iki yakasını bir araya getiren bütünlüklü ve bütünü içerisine alan demokrasidir. Yani sosyalist bir demokrasi, yani insanı ön plana çıkarın bir demokrasi.

*

Netice itibariyle asıl söylemek istediğim şeye geleyim… Bu yakınlarda da çokça adını duyacağınız bir yapılanmanın soyuttan somuta indirgenmiş, reele yani sokağa inmiş yeni bir yapılanmadan söz ediyorum… Yani KIZIL’DAYANIŞMAdan. Kararlı ve inatçı ve de adını bu yakınlarda çokça duyuracak olan asilerin oluşturduğu bir oluşumdan söz etmekteyim!

Bu ismi bu yakınlarda sık sık duyacağınıza eminim ve buna hazır olun!