Posts Tagged ‘AKP-Faşizm-Sosyalizm-PKK-Kürtler’

Faşizmin biçimlenişi, Türkiye’nin kendini ateşle sınaması ve faşizmi eşek sabrıyla taşıyanlar

Eylül 22, 2009

14

“Her hüzne biraz medeniyet katın!”

Avrupa’da ne varsa bizde de olacak ya, bizimkilerde ağızlarının kenarından akan salyalarıyla bir medeniyetten söz ediyorlar. Kendi tarihine gelince ters-düz olanlar, büyük bir şehvetle anlatıyorlar Avrupa’nın ve Antartika kıtasının öte yanında olup-bitenleri.

Gelin görün ki, bütün bu pislikler yapısal değil rejimsel bir hal almış durumda.

Oysa Avrupa’daki, irili ufaklı devletlerden hiçbiri, günümüze kadar ne milli birliklerini, ne de sosyal devrimlerini gerçekleştirebilmiş değillerdirler, her birinin sırtında hiyerarşik bir piramit kamburu var. Örneğin: İngiltere, Gracieuse majestenin meşruti saltanatı altında, lortlu, düklü ve avamlı, üç bölümlü bir yapıdadır. Yine İskoçya, Galler memleketi ve Kuzey İrlanda, bu üç bölge halkları zinhar, birbirini sevmez.

Sevmez ama hiç çıtları da çıkmaz. Nasıl çıkabilir ki, Kraliçe Victoria berisi sömürgecilik dünyayı soyup onları beslemiştir. Bu yapay birlik milli değil bir ortalaşa menfaat birliğidir. Oscar Wilde, bu yüzden olsa gerek Lady Windemeer’in “Yelpazesi” oyununda, İngiltere’yi kötülemektedir. Lady Glydichie ona serzenişte bulunur  “Ama büyük şeyler yaptık!” der. Wilde “Hayır”, diye yanıtlar, “Büyük şeyler bize izafe edildi”. Glydichie, “Peki” der, “Avrupa’da bizim için ne diyorlar?” Wilde’de cevap hazırdır: “Tartuff’ün İngiltere’ye geçtiğini ve orada dükkân açtığını…” söyler.

Ya Erdoğan’ın “Dostum” diye seslendiği şu bacaksız ve onun Başbakanı Silvio Berlusconi ve İtalyan Cumhuriyeti. Ne Comte Kavur, ne Garibaldi ne de ince zekâsıyla romancı Manzoni, bu büyük şehir oligarşileri, İtalya’yı milli bir devlet haline sokamamışlardır. Dün birkaç baldırı çıplak kara gömleklileri ile Roma’yı basan Mussolini, bugün: Avrupa televizyonlarını geneleve çevirmekle servet yapıp iktidarı kapan Berlusconi, İtalyan devlet yapısının nasıl entipüften bir şey olduğunu bütün insanlara göstermişlerdi.

Bu yüzdendir ki,  kendine “Milliyetçiyim” diyenler, “Milliyetçi” denen bazı örgütlenmeler dahi, gerçekte işbirlikçi yönelim içindedirler. Gerçek faşist unsurlar ABD emperyalizminin işbirlikçileri arasında kümelenmektedirler. Tıpkı AKP ve Erdoğan kliğinde de olduğu gibi.

Daha önceden de olduğu gibi, kimi toprak sattı 100 senelik, kimi Kore’ye asker yolladı hiç lüzumu yokken, kimi Kıbrıs’a çıktı ben varım diye, kimi yuları kaptırdı IMF’ye, kimi banka soydurdu ahibbaya, kimi kendiyle birlikte TV’ler-gazeteler alıp yandaşlarını zengin etti, kimi sözüm ona aydınım diyen küçük bir zümreyi kendine köle-kul ilan etti, yeraltı babaları, yeraltı anaları hep ortalıkta dolaştı. 

Bu memleket ne çoban Süleymanlar, ne hacı Özallar gördü. Şimdi de, yeşil türbanlarının altından her yanı kapalı beyaz feraceler içinde besmeleyi secili İngilizce çeken “By the name of Allah, All martel, All martefel” diyen ne hacı kadınlar görecek.

Şimdi geçmişe bir kez daha bakalım: Kızılelma koalisyonundan, ulusal solcularla MHP’lilerin bir araya gelmesi önemli bir göstergeydi ve kaygı vericiydi. -Bu durum bugünde söz konusu.- Ama şimdi en az onun kadar belki ondan da daha fazla kaygılanmamız gereken bir süreç var: adını önce “Kürt açılımı” olarak adlandıran bir yol haritasından “Demokratik açılıma” dönüşen bir operasyon var. Her ne olursa olsun gelişen ve gelişmekte de olan, Avrupa’da ve Atlantik’tin öte yakasında da, Nazizmi-ırkçılığı toprağa gömdüğünü söyleye dursun, bizde belirginleşmeye, biçimlenmeye doğru gitmektedir. Bu operasyonun arkasında Türkiye de gelişen anti-Amerikancılıktan rahatsız olan yerli ve yabancı güçlerin olduğuysa aşikâr bir durum.

“Kürtlere özgürlük” adı altında, Kürt düşmanlığı yapılırken, devlet cephesindeki gelişmeler karşısında şaşırmaktan ve giderek yılgınlaşmaktan vazgeçerek kurtulmak, faşizme ve tekelci sermayenin işbirlikçilerine karşı diğer ezilen halklar nezdinde, Türk ve Kürt halklarının özgürlüğünü güçlendirmek için, birleşik bir cephenin bunun önünü alması vb. gibi oluşumlar gerektiğiyse haklı bir talep olarak karşımızda duruyor.

 Kahrolsun içerdeki ve dışarıdaki emperyalist savaş kışkırtıcıları!

Reklamlar